Japonya’da Kurulmuş Diğer Tek Devlet: Ezo Cumhuriyeti

Bugün sadece Birleşik Krallık ve İrlanda‘ya ev sahipliği yapıyor olsa da, İskoçya Krallığı ve Roma İmparatorluğu gibi irili ufaklı pek çok devlet tarih boyunca Britanya adalarında varlığını sürdürmüştü. Japonya takımadasında ise sayısız beylik ve hanlık kurulmuş olsa da bunların hepsi, eski adları sırasıyla Wa ve Yamato olan Japonya’ya ve hanedanlığı değişmeden günümüze kadar ulaşmış imparatorluğa doğrudan bağlıydı. Özetle, Japonya adalarında Japonya dışında başka bir devlet asla olmadı.

Gerçekten öyle mi peki? Teknik olarak hayır. Zira zamanında Hokkaido adasında “Ezo Cumhuriyeti” adını taşıyan kısa ömürlü bir ülke kurulmuştu.

Ezo Cumhuriyeti

Japonya takımadasının en kuzeyinde yer alan Hokkaido, pek çok açıdan Japonya’nın geri kalanından farklıdır. Burayı ziyaret ederseniz farkına varacağınız ilk şey adanın ne kadar büyük ve ferah olduğudur. Japonya’nın en büyük dördüncü şehri olan ve Hokkaido’nun baş şehri kabul edilen Sapporo; Tokyo veya Osaka gibi diğer dar ve sıkışık şehirlere kıyasla, geniş sokakları ve hiç de fena olmayan büyüklükte evleriyle öne çıkar. Bunun sebebi Sapporo’nun Japonya’daki en yeni büyükşehir olmasıdır.

Tarih öncesi çağlardan beri Japonlar tarafından ikamet edilen Honshu, Kyushu ve Shikoku adalarının aksine Hokkaido‘nun resmî olarak Japonya’nın bir parçası hâline gelmesi ancak 1869 yılında gerçekleşmiştir. Bu tarihten önce Japonların bu ada pek bir ilişki içerisinde bulunduğu söylenemez. Tokugawa hükümetinin (shōgunluğun) eski ihtişamlı günlerini geride bıraktığı on dokuzuncu yüzyılda Japonya’da kaos hüküm sürüyordu. 1854 yılında Komodor Matthew C. Perry‘nin Japonya “ziyareti”, yaklaşık 250 yıl boyunca izole bir şekilde yaşayan Japonya’yı dünyaya açmıştı. Bu şekilde Japonlar, batı dünyası tarafından sömürgeleştirilmemek için onları kendi oyunlarında yenmeleri, yani modernleşmeleri gerektiğini fark ettiler. Fakat ülkenin askeri diktatörü konumunda olan shōgun batılılarla iyi bir denge politikası izlemekte güçlük çekiyordu. Bu durum Japonya’nın batısında bulunan Satsuma, Tosa ve Chōshū gibi güçlü samuray klanlarının ittifak kurarak 1868 yılında bir iç savaş başlatmalarına sebebiyet verdi. Ülkeyi iki cepheye bölen Boshin Savaşı, otoriteyi shōgunun elinden alıp imparatora geri vermeyi amaçlayan emperyalist klanlar ve Tokugawa hükümetine sadık shōguncu klanlar arasında gerçekleşti. Emperyalistleri İngiltere ve Amerika; shōguncuları ise Fransa cephane ve danışman gönderme aracılığıyla destekliyordu.

Enomoto Takeaki

Hemen hemen bir yıl kadar süren iç savaş 1868 yılında emperyalistlerin galibiyetiyle noktalanmış olmasına rağmen shōguncuların beyaz bayrak sallama niyetleri yoktu. Tokugawa ordusu generali Enomoto Takeaki, birkaç Fransız danışman ve aşağı yukarı 3,000 askerden oluşan Tokugawa güçlerini toplayarak Japonya etkisinden uzaktaki, Ainu denilen yerlilerden başka kimsenin yaşamadığı ve o zamanlar Ezo adıyla bilinen Hokkaido adasında çekildi. Oradayken, yeni kurulmuş Meiji hükümetine telgraf çekerek, geleneksel Japon kültürünü Hokkaido’da batı etkisi olmaksızın özerk bir şekilde devam ettirmek istediğini bildirdi. Fakat İmparator tarafından “Japonya’nın modern bir ülke olmasının önündeki pürüz” olarak görülen Enomoto’nun bu isteği kesin bir şekilde reddedildi.

Başka çaresi kalmayan Enomoto, takvimler 27 Ocak 1869 tarihini gösterdiğinde yönetim biçimi olarak Amerika Birleşik Devletleri’ni model alan bağımsız Ezo Cumhuriyeti’ni kurdu ve yapılan ilk seçimde cumhurbaşkanı seçildi. Bu seçim aynı zamanda Japonya tarihinde gerçekleştirilmiş ilk demokratik seçimdir. İngiltere ve Fransa tarafından kısmen tanınmış olan bu küçük devlet ekonomik olarak da son derece varlıklıydı. Enomoto ve ordusu Japonya’dan kaçmadan önce Osaka kalesini yağmalayarak 180 bin Ryo (yaklaşık 300 milyon Dolar) değerinde ganimeti yanlarında götürmüşlerdi. Bu para sayesinde Ezo’da Goryōkaku adı verilen bir yıldız kale inşa edilmiş, ordu baştan aşağı yeni silahlarla donatılmıştı. Ordunun başında ise Boshin Savaşı’nda shōgunun askeri danışmanlığı görevinde olan Fransız general Jules Brunet bulunuyordu. Fransa’nın eski imparatoru ve ilk cumhurbaşkanı olan III. Napoleon tarafından Japonya’ya gönderilmiş fakat Tokugawa mağlubiyeti sonrası Fransa’ya geri çağırılmış olmasına rağmen geri dönme emrine itiraz eden Brunet, Fransız ordusundaki görevinden istifa edip Ezo ordusuna katılmıştı.

Jules Brunet

1869 yılının Mart ayında, Japon donanması Ezo’ya karşı misilleme yaptı. ABD’den satın alınmış mitralyözlerle donanmış zırhlı gemilere sahip modern Japon donanması karşısında küçük Ezo donanmasının hiçbir şansı yoktu. Nitekim Nisan ayında 7,000 askerle başkent Hakodate‘ye çıkartma yapan Japon ordusu Goryōkaku kalesini kuşattı. Savaşın kaybedildiğini anlayan Brunet teslim oldu ve sınırdışı edilerek Fransa’ya gönderildi. Bunun üzerine ümidini kaybeten Enomoto da teslim olarak Tokyo’ya götürüldü ve üç yıl hapis cezasının ardından affedilip beraat ettikten sonra yeni parlamentoda bakan yapıldı. Ezo devleti ise Japonya İmparatorluğu tarafından ilhak edilerek ülkeye bağlandı ve Hokkaido adını aldı.

Reklamlar